1970’li yıllarda Gedikpaşanın “Ustalık” eserleri ile dolu sokaklarında başlıyor bizim hikayemiz..

Ayakkabının "ustalıkla" ayaklara kap oldugu yerden.. Babamız Şükrü Tuğtekin'in ayakkabının bütün hikayesini en ince detaylarına kadar ezberlediği ve “Tuğtekin”in hikayesini yazmaya karar verdiği günlerden günümüze dek çok şey değişti..

Ancak bizim için değişmeyen tek şey “GÜVEN” duygusuna olan bağlılığımız ve inancımız..Ayakkabı nasıl “ustalık” kokmalı ise, insanda “güven” kokmalı.. Babamızın yanında çekirdekten usta-çırak ilişkisiyle bu işi öğrenirken temel inancımız, hedefimiz, misyonumuz “güven ve dürüstlüğün” herşeyden önce geldiği oldu.

Babamızdan aldığımız bayrağı en iyiye taşımak ve bu güvene, bu temiz isme layık olmak için elimizden geleni yaptık, yapıyoruz ve yapacağız..

Bizim işimiz sadece bir şeyler satmak, para kazanmak değil.. Bizim işimiz bir şeyler satarken, “İnsanı ve güveni” kazanmak.. Çünkü müşterilerimiz bizim için çok değerli, müşterilerimizin işi bizim için çok değerli..

Biz hammaddeyi müşterilerimiz ile buluştururken, son kullanıcının ayakkabıyı ayağına giyerken duyduğu “huzur ve güveni” düşünerek hareket ediyoruz.. İşte bu nedenle yaptığımız her işi, sattığımız her ürünü önemsiyoruz..

Müşterilerimiz için en doğru olanı bulmak ve sunmak, satış öncesi ve sonrasında müşterilerimizi en üst düzeyde memnun etmek..

Kurucumuz ve babamız Şükrü Tuğtekin’in ve 2. Kuşak yöneticiler olarak bizlerin asla vazgeçmediği bu unsurla devam eden yolculuğumuz da artık yeni ufuklarımız var.. İnsana, bilgi ve teknolojiye yatırım yaparak müşterilerimiz ile birlikte büyümek en büyük hedefimiz..